Ana içeriğe atla

Sızar sevgim...

Şiirin Hikayesi

can suyunda sevgi alamayanlar ömür boyu sevgi sızdırırlar.aşk da bebek gibidir,iki kişinin istemesi gerekir.hükmen mağlup yoksa; bebekte , aşkta..

--------------------------------------------------------------------------------


beklenmedik konuktum ben
bir cansuyunda beklerken.
bilemedim, can verilip sevgi
sayılacağını...
aktım,can verenlere ben.


sevgiye nakış işlenmeyen
yerde kalamadı gönlüm.
hep gitti, kalana gülmedi...
yoksa ;emeğin hası, sevginin ası
tutulsun, sevdanın yetmiş yıl yası


beklenmedik konuksun .şimdi sen de
isyan eder, yüreğim bu misafirliğe
beklenmedik aşk, beklenmedik para
ikisi de kalmaz, gidiverir bir anda...


beklemem artık, ben belirlerim.
kurallar benim, istediğimi severim.
yüreğimi eski, yeni demedim
tüm sevdalarda demledim...


alınabilirsin sözlerime; kırılmam.
hallaç atmış, sevgilerini tutamam.
benim sevgilerim yüreğimin gözlerinde
çifter çifter asma kilitler üzerinde...


sokulma kalbime,sızar sevgilerim
depreşir bendeki eski sevda ezgilerin.
anlatma istemem artık, kalsın anılar sana.
belki bir gün; bir kumru konar, sol omuzuna...


selma dönmez 25 nisan 2009

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

susmak ve susamak arasında bir yaşam

İNdi Tİ sesiyle HAR bırakarak sevgi liler günü hediyesi bu dedi sesizce _______________________________________________ saniye ucunda _ziftin peki _ yaşam sevindi son üzülmeydi bu arsızlığı tanımayan taba bir ruhun bun kazanı kaynadı karadelik sınırında kaç renkti travmalar tutundu en koyusuna  yanılgıydı hep  aşk sevişemedi gökyüzünde k araf atmalar elma yasakken elmaydı, yasaksa çekici... ellerini buz boşluğuna atmadan  kaç asır geçti düşünme kuyularında sonsuzluk veya onsuzluk seçimlerinde intiharlarını yazdı sil baştan ya günahın cazibesi vardı, ya da cazibenin günahı... istanbul saten çarşaf gibi sarmadan didiklerken karadul masum bir beyni  Yarım kalmış bir  şiir in Son dizesinde kumtaşı duvar tonunda esrik tenler  İN sesi lacivert Tİ sesi  siyah tı  HARis bir  aşk a kelepçeli pembe ikinci bir şans aramadı harrran gürran /tuttu attı gençliği imiğinden... Susarak Yaşamak ve susarak ölmek/ susayarak  aşk a ve anlatmaya...

Baykuşlar kondu şarkılarıma....

bir saksağanın kanat çırpımında rüzgarla savrulan bir karabiber ağacına son dem kadar acı akşamlarını astı gençliğim... yalnızlığa bilet keserken peronda ayrılık ilk yolcuydun unutmadım sen giderken baykuşlar kondu tüm şarkılarıma gözyaşlarımı besteleyip ruhum güfteleri serpti yeryüzüne sessizce yalnızlar ülkesi aşıkları dinlesin diye... artık uzun yol kenarlarında unutulan eski tahta bir elektirik direği kadar yalnız ve tanrıya yakınım... verilen sözlerin öneminin kalmadığı bu zaman diliminde ellerin gözlerini kapamak kızıl yağmurlarını gizlemek içindir nafile avuç açıp yalvarman... duygusal bir fiyaskoydu hayatım sen tam merkeziyken nişangahımın senden sonra, benden sonra zaman yaldızlı bir hediye kutusunda saklanırken değersizdi verilmemiş bir hediye kadar kurdelesi açılmadan değeri anlaşılmayan... (bu yaşam maratonu finale bir adım kaldı /ödünç alınmış bir zamanda yaşıyoruz ve bu noktada herşey ödül zaten...) selma dönmez 9 ekim cuma ... resim: sina ataman