Ana içeriğe atla

Altın Vuruş

olmazki böylesi vuruşlar
istemem ıssız dokunuşlar
uzaktan görmek yetmez bana
dukunmalıyım siyah güllere ...



asrın sevdası dedi sarı kız bana
içim titredi üşüdüm temmuz sıcağında.
yazmadı tarih dedim ağlayarak güldüm,
ve selam verdim ölümlere ...



sandığımda sevdalar da var ayrılıklarda
ruhumda yaşamda var ölümde
sana yanıt veremem dillerim ağılı
yazamam artık ellerim bağlı ...



her neredeysen orda kal öylece
sevda farz ayrılık sünnet bil böylece
bazen kaybeder insan kazanarak
sevda büyür gözbebeğinde onu anarak...



unut gitsin demiyorum ,diyemiyorum.
koklamadığın çiçeği kıyar mısın koparmaya?
bırak kalsın zehirin zembereğin içinde
altın vuruş yaptın sen fi tarihinde ...


Selma Dönmez 15 mart 2009

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

susmak ve susamak arasında bir yaşam

İNdi Tİ sesiyle HAR bırakarak sevgi liler günü hediyesi bu dedi sesizce _______________________________________________ saniye ucunda _ziftin peki _ yaşam sevindi son üzülmeydi bu arsızlığı tanımayan taba bir ruhun bun kazanı kaynadı karadelik sınırında kaç renkti travmalar tutundu en koyusuna  yanılgıydı hep  aşk sevişemedi gökyüzünde k araf atmalar elma yasakken elmaydı, yasaksa çekici... ellerini buz boşluğuna atmadan  kaç asır geçti düşünme kuyularında sonsuzluk veya onsuzluk seçimlerinde intiharlarını yazdı sil baştan ya günahın cazibesi vardı, ya da cazibenin günahı... istanbul saten çarşaf gibi sarmadan didiklerken karadul masum bir beyni  Yarım kalmış bir  şiir in Son dizesinde kumtaşı duvar tonunda esrik tenler  İN sesi lacivert Tİ sesi  siyah tı  HARis bir  aşk a kelepçeli pembe ikinci bir şans aramadı harrran gürran /tuttu attı gençliği imiğinden... Susarak Yaşamak ve susarak ölmek/ susayarak  aşk a ve anlatmaya...

Baykuşlar kondu şarkılarıma....

bir saksağanın kanat çırpımında rüzgarla savrulan bir karabiber ağacına son dem kadar acı akşamlarını astı gençliğim... yalnızlığa bilet keserken peronda ayrılık ilk yolcuydun unutmadım sen giderken baykuşlar kondu tüm şarkılarıma gözyaşlarımı besteleyip ruhum güfteleri serpti yeryüzüne sessizce yalnızlar ülkesi aşıkları dinlesin diye... artık uzun yol kenarlarında unutulan eski tahta bir elektirik direği kadar yalnız ve tanrıya yakınım... verilen sözlerin öneminin kalmadığı bu zaman diliminde ellerin gözlerini kapamak kızıl yağmurlarını gizlemek içindir nafile avuç açıp yalvarman... duygusal bir fiyaskoydu hayatım sen tam merkeziyken nişangahımın senden sonra, benden sonra zaman yaldızlı bir hediye kutusunda saklanırken değersizdi verilmemiş bir hediye kadar kurdelesi açılmadan değeri anlaşılmayan... (bu yaşam maratonu finale bir adım kaldı /ödünç alınmış bir zamanda yaşıyoruz ve bu noktada herşey ödül zaten...) selma dönmez 9 ekim cuma ... resim: sina ataman

Sızar sevgim...

Şiirin Hikayesi can suyunda sevgi alamayanlar ömür boyu sevgi sızdırırlar.aşk da bebek gibidir,iki kişinin istemesi gerekir.hükmen mağlup yoksa; bebekte , aşkta.. -------------------------------------------------------------------------------- beklenmedik konuktum ben bir cansuyunda beklerken. bilemedim, can verilip sevgi sayılacağını... aktım,can verenlere ben. sevgiye nakış işlenmeyen yerde kalamadı gönlüm. hep gitti, kalana gülmedi... yoksa ;emeğin hası, sevginin ası tutulsun, sevdanın yetmiş yıl yası beklenmedik konuksun .şimdi sen de isyan eder, yüreğim bu misafirliğe beklenmedik aşk, beklenmedik para ikisi de kalmaz, gidiverir bir anda... beklemem artık, ben belirlerim. kurallar benim, istediğimi severim. yüreğimi eski, yeni demedim tüm sevdalarda demledim... alınabilirsin sözlerime; kırılmam. hallaç atmış, sevgilerini tutamam. benim sevgilerim yüreğimin gözlerinde çifter çifter asma kilitler üzerinde... sokulma kalbime,sızar sevgilerim depreşir bendeki eski sevda ezgilerin. anla...