25 Ekim 2014 Cumartesi

Rüyalar hep gariptir

az şekerli bir kahveye anlattı
geceden kalma rüyasını 

dolmuş kuyruğunda
sabah ayaz ve o hala genç...

kimse yok neden derken
etraf kentin isi çökmüş karın içinde
hafifçe irkiliyor

üşümüş...

durak dediği yerde
eski tahta bir direk var yaslanmış
ve sarmış kollarıyla direk onu
uçup bir bulutu öpmüş 
alaca iki karga ile geri dönmüş...

unutulmuş duygular
unutulmuş aşklar
ve unutulmuş odunlar diye yordum

güldük...

kahve çabuk bitti, yıllarım gibi dedi
gülüyormuş gibiydim sanırım
öfke kaynatıyordu kalp kazanlarım
ayaz ve beyaz olmayan 
karların içinden çıkan aşkına...

rüyalarım bile azaldı
umutlarım gibi dedi
felsefe yapmak ne güzel olurdu
şimdi dedim

sarıldık gitti...

ben mi kaldım aranıp bu rüyada bulunmayan
kent karlarının siyahına ağladım işte


şaşırma... 




Selma Dönmez 05 ocak 2013
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder