25 Ekim 2014 Cumartesi

Ben böyle bir resimde öldüm




çiçek çiçekti tuval, sen suyla oynadın tüm şiirlerimin arasında
çocuklar kar topu attı eldivenlerinde yıldızlarla
alışmalı, sen çocukları boya, ben uçarım dizelerin aryasında 
aldırma karlara 

***********





renkleri karıştırıp hüzünleri bağlar 
her darbe imlası dünya dillerinin
kırmızı kaç tondur yakılan yaşamlarda
kim dedi ağlamadığını hey canım renklerin 
bir omuza dayamıştır bazen başını
bir kılıç kınından çıkıp bölmüştür 
sonra tüm yaşanmışlıkları 

fırça ve kalem 
dilsiz kahvesi kadar dingin
ve anlaşılır 



şairin dili kalemi, şiirler elleri
sözcükleri ruhlara serper
dizeler bakar tuvallere aşıkane
şiir kirletmez hiç bir tablonun renklerini


renkler ustaların ellerinde yaldız yaldız
sarıya aşık olana dek 
mor bir salkımda kaybolur mu umutlar
alışmalı, ağlar renk fazlasında suluboyalar

ben hint sarısı bir güne doğdum İstanbul
sensizdi resimler 
vapurları kim boyamıştı böyle ustaca? 
kim yıkadı kelimeleri sormadan ressama
ben böyle bir resimde öldüm İstanbul 



gözyaşlarım paletin kenarında renk tayfında kaldı 
hiç bir şey ruhumun siyahına yakışmadı
ortancaların arasında bir yaz çiçeği
hayal ederken boya suyunda yüzmeyi 
gülümseyen kenar çizgileri derinleşti
sessiz düşünceleri ıslak fırçadan kağıda döküldü 
beynimin eskimiş pabuçları yetişemedi
dökülen yaşamlara, aşklara belki de bir at arabasına...


usta önlüğünde tüm yeni ressamlar
not alırlar haksızlığın anaforundan
o ustalar bir kibirin bulamacında 
en yüksek notu kendi ellerine verirler
boğulurken düşler ergen renklerinde

muhalif olmalıyım, muhalif olmalısın, muhalif olmalıyız 
alışmalısın, alışmalısın diye bağıran
şu şarkının notalarını suluboya bardağına alıp öldürmeli 
evren şiir seyrinde, şair aklım seyrüseferde


yakıştı mı kelimeler renklerin ortasına 
çoşkun ruhlar dansederken payda fıskiyesinde
alışmalıyım dedi "sen beni boya, ben seni"
kimse yokmuşcasına tuvalin etrafinda... 


uyuyamam, uyuyamazsın, uyuyamayız 
yazarız şiirleri boyarız tualleri 
kelimelerin yazılma saatleri çalar
evrenin bilinmeyen anlarından
renkler dökülüverir yaldızlı zamanlardan

seyri sana bıraktık seyirci 
sarsa da sarmasa da... 



 
Selma Dönmez 27 mart 2013

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder