23 Nisan 2010 Cuma

Yüzün askısıdır aynalar...

her sabah ilk selamım sanaydı yıllarca
hiç kırmadım seni uğursuzluktu kanımca
kırılsanda bakıp beni bulurdum anında
diner mi ergenlik kaygılarım yansımalarında?




zahiri mi gerçek mi görüntüm sende ayna?
cismim eşit midir ruhuma tepe noktanda?



narsistce ama yalnız yaşanır aşklar
görüntüye ters düşer yaşananlar
ruhum bedenimi seyrederken kalır ardında sırlar
dokunulmaz yüzünde benliğini aradı yıllar...



ruhum söndükçe boyum yükseldi sana
seninse ancak bir kaç ufak sırrın çıktı ortaya.



varlığını sende anlayıp sevdiğim yalnızlığım
ruh toprağının cansuyuna sevgi ışkınlayışım
bulutlarımın rengini anlatır sana bir bakışım
yanağına değmemiş dudağımda kaldı aşk arayışım...



yarasa olduğum gecelerde yüzümü astığım askımsın
tıp oynamada okyanus sessizliği yanıtsızlığın.



sana bakmak; görmek içimdeki beni
kızgınlığım, sevgim, ağlamam yansıman
görürüm gerçeği şimdi duvara baksam
izlemeliydim kendimi yüreğimden, değil aynadan...



gençken sevdalındım şimdi düşman mıyım?
yaşadığımı anlatır parmağımla öpüşen gözyaşlarım.


çözdüm akrebin kendine ettiği ihanetin nedenini
zarar veremedim sevgilime; kırdığında yüreğimin şifrelerini
ayna; sevdim seni de kıramam, satıyorum var mı alan?







(...hey arkada sırrı olan cam, sırlarımız aynı ama ...bendeki can. )



selma dönmez 25 ağustos 2009

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder